Organ Bağışı Hakkında Merak Ettikleriniz ?
     

    BÜTÜN YÖNLERİYLE ORGAN BAĞIŞI 

    • Organ bağışı nedir, nasıl ve nereye organ bağışı yapabilirsiniz?
    • Organ bağışı yaptığım nerden biliniyor, ya kartım yanımda olmazsa?
    • Organ bağış kartım birilerinin eline geçerse bana zarar verirler mi?
    • Organ nakli kimlerden yapılabilir?
    • Her ölen kişiden organ nakli yapılabilir mi?
    • Beyin ölümü ve bitkisel hayat kavramları nelerdir?
    • Organ bağışının artmasının önündeki engeller?
    • Önemli faktörlerden biri de "DİN"!
    • Bağışlanan organlar kimlere naklediliyor? 
    • Organ bağışında ne durumdayız, dünyadaki yerimiz?

    Organ bağışı nedir, nasıl ve nereye organ bağışı yapabilirsiniz?

    Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra başkalarının tedavisi için kullanılmak üzere izin vermesidir. 18 yaşını aşmış, akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışında bulunabilir.

    İleri yaş veya kronik hastalığımın olması organ bağışına engel midir?

    Yaşınızın ileri olması, kronik bir hastalığınızın olması, alkol veya sigara içiyor olmanız vb. nedenler organ bağışı yapmanıza engel değildir.

    Organ bağışı yapılabileceğiniz yerler;

    Tüm devlet hastaneleri ve bazı özel hastanelerde, sağlık ocakları-sağlık grup başkanlıkları, sağlık müdürlükleri, organ nakli yapan merkezler, konu ile ilgili çalışma yürüten dernek ve vakıflara başvurarak herkes organ bağış kartı alabilir. Size bir form doldurulup organ bağış kartınız veriliyor. Beş dakikalık bir işlem diyebiliriz. Kartınızın üzerinde bulunan bilgiler organ alımı için yeterli değildir. Organ bağışı ve nakli hizmetleri 1979 yılında yürürlüğe giren ve 1982 yılında ilaveler yapılan 2238 sayılı Organ ve Doku alınması, aşılanması, saklanması ve nakli hakkındaki kanun sınırları içinde yürütülür.

    Organ bağışı yaptığım nereden biliniyor, ya kartım yanımda olmazsa?...

    Sıkça sorulan bir soru. Kişi organ bağışı yapmış ancak kartını yanında taşımıyor diyelim. Ama bir şekilde yaşamını yitirdi ve organ bağış kartı yanında yok. Böyle bir durumda ne olacak? Daha sonra da ayrıntılı değinileceği gibi kadavradan ( beyin ölümü olmuş kişi ) organ nakli sadece beyin ölümü olmuş kişilerden yapılır. Bunun anlamı şudur; kişi herhangi bir yoğun bakımda solunum cihazına bağlı olarak yaşamını yitirmiştir. Böyle bir durumda ölen kişilerin yakınlarına beyin ölümü tespiti için gerekli tetkikler yapılıp beyin ölümünün kesinleştiği belirlendikten sonra Türkiye`nin her neresinde olursa olsun, kişinin organ bağış kartı olsun ya da olmasın mutlaka organ nakli koordinatörleri tarafından bilgi verilip organ bağışı konusunda fikirleri alınıyor. Yaklaşımları olumlu ise yazılı onay alınarak bu kişilerden organ nakli yapılıyor. Kişinin kartı olsa dahi aileden mutlaka yazılı onay alınıyor. Bu kanuni bir zorunluluk değil ancak toplumun hassasiyetleri ve etik değerler göz önünde bulunduruluyor. 

    Organ bağış kartım birilerinin eline geçerse bana zarar verirler mi ?

    Bir de toplumda şöyle bir inanış var; " organ bağışı yaptığımı ya organ mafyası öğrenir de peşime düşerse" , bunlar bazılarına komik gelebilir ama bu endişelerini dile getirenlerin oranı hiç de az değil maalesef. Biraz bilgi eksikliği biraz da asparagas haberler bunlara sebep oluyor. Organ mafyası diye tabir edilen insanların sizin organ bağış kartınıza ihtiyacı yok. Neden, çünkü zaten yaptıkları işler legal değil. Dolayısıyla sizin kartınızla vs. işleri yok. Zaten herkesin organ çıkarıp takmaya yetkisi ve de becerisi yoktur. Türkiye`de bu ameliyatları yapan insan ve merkez sayısı belli. Ve bir organ bağışı olduğunda bu bir koordinasyon sistemi tarafından idare edilir, çeşitli araştırmalar ve aşamalar sonucunda uygun alıcılara nakledilir. Koordinasyon sistemi hastanelerdeki Organ Nakli koordinatörlerinden başlar, sırayla Bölge Koordinasyon Merkezi ve Ulusal Koordinasyon Merkezi olarak yapılanır. İsteyen hekim istediği kişiden organ alamaz, organ nakli yapamaz. Bunun mutlaka koordinasyon sisteminden, bilim kurullarından geçmesi ve şeffaf olması şartı vardır. Ayrıca her alınan organ herkese nakil edilemez. Doku ve kan grubu gibi uygunlukların olması gerekir. 

    Organ nakli kimlerden yapılabilir?

    Organ nakli iki şekilde yapılır. Bunlar canlıdan canlıya veya beyin ölümü gelişmiş ( kadavra ) kişilerden yapılan nakillerdir. Organ bağışı için yaş sınırı yoktur. Bitkisel hayat ve beyin ölümü kavramlarına aşağıda detaylı olarak yer verilmiştir.

    Her ölen kişiden organ nakli yapılabilir mi?

    Canlıdan canlıya organ nakli böbrek, karaciğer ve akciğer gibi organlar için geçerlidir. Örneğin anneniz, babanız veya kardeşiniz diyalize giren bir böbrek hastası, siz uygun koşullar var ise böbreğinizin birine ona verebilirsiniz. İnsanlar tek böbrekle de hayatta kalabilirler ancak bu tıpta istenmeyen bir durumdur. Tek böbreği alınan kişi açısından da ilerde sakıncalar ortaya çıkabilir. Kalıtsal bir hastalık sonucu böbrekler çalışmaz durumda ise bunun sizde görülme olasılığı da vardır. Dolayısıyla ilerde siz de bir böbrek hastası olabilirsiniz. Veya bir kaza vs. sonucu tek böbreğinizi kaybederseniz diğerine ihtiyaç duyabilirsiniz. Yine karaciğer ve akciğer için de aynı sebepler geçerlidir. Siz sağlıklı iken, organınızın birini veya bir parçasını (böbrek, karaciğer ve akciğer için geçerli) birine vererek, yani sağlıklı iken bir risk alıp takip edilmesi gereken potansiyel hasta grubuna giriyorsunuz. Ama maalesef bağışların yetersiz oluşu, organ nakli bekleyen insanların çokluğu, yakınlarımızın acı çekmesi, onların hastalıkla mücadele edememesi son çare olarak bazen canlıdan canlıya nakli zorunlu kılmaktadır. Kalp, pankreas gibi hayati organlar için ise kadavradan nakil zorunludur.

    Kadavradan ( beyin ölümü gelişmiş kişi) organ nakli, sadece yoğun bakımlarda çoğunlukla beyin kanaması, ağır kafa travmaları, trafik kazaları vb. sebeplerle solunum cihazına bağlı yatan, beyin ölümü gelişmiş kişilerden yapılabilir. Genelde her ölen kişiden organ nakli yapılabilir diye bilinir ama maalesef yapılamıyor. Bu tıbbi olarak mümkün değildir. Kişi hastanenin herhangi bir kliniğinde bile ölmüş olsa, solunum cihazına bağlı değil ve beyin ölümü olmamışsa bu kişilerden organ nakli yapılamaz. Yani bazen basın yayın organlarında yazılan haberlerde olduğu gibi trafik kazaları veya depremler gibi doğal afetlerde kimsenin organını alıp birine nakil edemezsiniz. Bu tıbben mümkün değildir.

    Beyin ölümü ve bitkisel hayat kavramları nelerdir?

    Beyin ölümünde;

    Bir insanda beyin ölümünün gelişmiş olması demek; beynin tüm kan akımı ve oksijenlenmesinin durmuş olmasını, beynin tamamen ve geri dönüşümsüz olarak tüm fonksiyonlarını kaybetmiş olmasını tanımlar. Beyin ölümü olan kişide kısa zamanda diğer organlar da hayatiyetini kaybeder. Beyin ölümünde vücuda oksijen pompalayan bir solunum makinesi (ventilatör) olduğu için kalp bir süre daha atmaya devam eder. Yine organlar da bir süreliğine dışarıdan verilen makine desteği ile canlılığını korur. Kalbin kendine ait, beyinden bağımsız olarak çalışan bir merkezi vardır. Kalp dokusuna oksijen geldiği sürece bu merkezden elektriksel uyarı çıkar ve kalbin kısa bir süre daha atmasını sağlar. Şimdiye kadar dünyada beyin ölümü tanısı konulup tekrar yaşama dönmüş bir vaka yoktur. Beyin ölümü olan kişi tıbben ve yasal olarak ölü kabul edilir.

    • Beyin fonksiyonlarını geri dönüşümsüz olarak kaybetmiştir.
    • Hasta solunum cihazına bağlıdır, kendi kendine solunum yapamaz.
    • Bu durum koma ve bitkisel hayattan farklıdır.
    • Yapılan tüm tıbbi tedavi ve makine desteğine rağmen kısa süre içinde tüm organlar işlevini yitirir. Bu süre hiçbir zaman aylar, yıllar değildir. Ancak birkaç gün sürebilir.
    • Bu kişiler artık tıbben ölüdürler. Bir daha hayata dönmeleri mümkün değildir.
    • Ancak beyin ölümü gelişmiş kişilerden organ nakli yapılabilir.
    • Beyin ölümü olup olmadığına çeşitli testler yapılarak, bir uzman heyet tarafından karar verilir. Bu kurulda beyin cerrahi, nöroloji, anestezi-reanimasyon ve kardiyoloji uzmanı yer alır. Her hekim kendisi açısından yapılması gerekli testleri yapar, belgeler ve koordinatöre sunar. Bunlar bir tutanak halinde düzenlenir. Sonuçlar toplamında hastanın son durumuna karar verilir. 

    Bitkisel hayatta ise;

    Hastanın solunumu devam eder ancak makine desteğine ihtiyaç duyabilir. 
    Bu kişiler makine desteği ile aylarca, yıllarca yaşayabilir.
    Bazı durumlarda iyileşme şansları vardır.
    Bazen televizyon veya gazetelerde "3 yıl - 5 yıl sonra tekrar hayata döndü" vb. haberler duyarız, bu vakalar bitkisel hayatta olan kişilerdir. Onlar için bir mucize gerçekleşmiş ve iyileşmişlerdir.
    Derin koma da aynı şekildedir. Bu insanları tıp ölü kabul etmez, organ nakli bunlardan yapılmaz.
    Bitkisel hayattaki kişilerde az da olsa bir yaşam belirtisi ve ümidi vardır.

    İşte "bir ümit var mı, hastam yaşayabilir mi" dediğimiz hasta grubu bunlar yani bitkisel hayattaki hastalardır.. Evet bunlarda az da olsa bir ümit vardır ve zaten biz bu kişilerden organ nakli yapmıyoruz. O kişi yaşama şansını milyonda bir ihtimal dahi olsa sonuna kadar kullanacaktır. 

    Organ bağışının artmasının önündeki engeller?

    En başta bilgi eksikliği geliyor. İnsanlar organ bağışının ne olduğunu, nasıl yapıldığını bilmiyorlar. Dolayısıyla bilinmeyen bir konuya yaklaşımları da temkinli oluyor. Ölen bir yakınının organlarını bağışlamayı düşünen bir aile kişinin bedensel bütünlüğünün tamamen bozulacağı endişesini taşıyor. Oysaki organ nakli ameliyatının herhangi bir ameliyattan ( örn. Bir mide veya barsak ameliyatı ) hiçbir farkı yok. Hatta aşırı özen gösteriliyor. Vücut üzerinde tek bir ameliyat izi dışında kötü bir görüntü olmuyor. Her gün onlarca trafik kazası vb. nedenlerle insanlar yaşamlarını yitiriyorlar ve çok kötü görüntüler ortaya çıkabiliyor, ama bu organ nakli ameliyatında böyle değil. En azından kişinin vücut bütünlüğüne saygı gösteriliyor. Sevdiğiniz birini kaybedip üzülüyorsunuz ama aynı anda verdiğiniz bir kararla başkaları için bir yaşam armağan ediyorsunuz. Yani sizin verdiğiniz bu önemli karar belki de kısa süreli ömrü kalan birileri için yepyeni bir başlangıç olacak. Sanırım buna maddi ve manevi bir değer biçilemez. En kötü anınızda başkalarına bir yaşam armağan ederek teselli olabilir, yaşadığınız olumsuz durumu olumlu bir sonuca dönüştürebilirsiniz. Bu büyük bir güç ve sizin elinizde!...

    Çıkarılan asılsız söylentiler de bağışları etkiliyor!.....

    "Organ mafyası"? vs....

    Konuya olan ilgiyi azaltan diğer bir faktör de özellikle internet üzerinde mail grupları arasında dolaşan ‘şehir efsaneleri` dediğimiz söylentiler. Hepimize mutlaka en az bir kere böyle bir mail gelmiştir. Bu mailler ve yapılan asılsız bazı ihbarlar nedeniyle her seferinde emniyet, jandarma araştırma yapar. Ama asla böyle bir olay yoktur. Şuana kadar bu şekilde böbreği veya başka bir organı alınmış ve tespit edilmiş biri bulunamadı. Bu konu ile ilgili adli tıp kurumu ve emniyet genel müdürlüğünün yazılı açıklamaları vardır. Verilen bilgiler böyle vakalara hiç rastlanmadığı, yani iddiaların asılsız olduğu yönündedir. Bazen de birileri kaybolur ‘organ mafyası` kaçırdı vs. açıklamalar yapılır, haberler yayınlanır. Ardından olay aydınlatılır, çok ilginç şeyler çıkar ortaya. Ya miras yüzünden kaçırıp akrabaları öldürmüştür, veya çocuğun gerçek babası çıkar ortaya ‘benim çocuğum, annesi göstermiyordu ben de kaçırdım ‘ der. Bu nedenleri çoğaltmak mümkündür. Fakat bu arada olanlar olur, araştırma yapmadan yapılan bu haberler organ bağışını etkiler ve siz yaptığınız bu haberlerle yüzlerce kişinin katili olursunuz. Olaylar aydınlanır ama düzeltme haberleri yayınlanmaz, insanların kafasında bu olay sonsuza kadar ilk yayınlandığı şekliyle kalır. Tabii bu haberlerin yayınlanmasından çıkarı olan gruplar var, bunlar aslında bilinçli yapılan şeyler. Bazen bu söylentileri çıkaranlar arasında "DİNİ TARİKATLAR ı"( özellikle Amerika`da), bazen de "ORGAN SİMSARLARI" nı görüyoruz. Türkiye de kimseyi kaçırıp zorla organlarını almıyorlar. Maalesef ekonomik veya başka nedenlerden dolayı bu kişileri bulup böbreğinin birini veya karaciğerinin bir parçasını vermek isteyen kişilerin olduğunu üzülerek duyuyoruz. İşte söylentilerin yayılması da yasadışı işlemlerde bulunan kişilerin işlerine hizmet ediyor. Çünkü yayılan asılsız haberler insanları zaman zaman organ bağışından uzaklaştırmakta, korkulan bir şey haline getirmektedir. Organ bağışları legal yollardan artar ve nakil bekleyen insanlar da sağlıklı ortamlarda ameliyat edilip tedavi olabilirlerse, kimse tedavi olmak için bu yollara başvurmaz. 

    Organ nakli yapmak profesyonel büyük bir ekip, teknik donanım ve uygun koşullar gerektirir. İnsanların Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsat verilmemiş, bilinmeyen yerlerde organ nakli yaptırmamaları gerekir. 

    Önemli faktörlerden biri de "DİN" !!!....

    Her canlının hayatı kutsaldır, saygı gösterilmeli ve korunmalıdır. İnsanlarda " acaba organ bağışı yaparsam günah mı işlerim " düşüncesi var. Dini bilgi yetersizliği veya önyargılardan kaynaklı çekinceler de az değil. Bazen "organ bağışında bulunmak ister misiniz" diye sorduğumuz ailelerin konuyu önce bir din adamına danışmak istediklerini görüyoruz. Görüştükleri kişinin olumsuz görüş bildirmesiyle organ bağışından vazgeçen insanlar oluyor. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 06.03.1980 tarih ve 396 sayılı kararı ile organ bağışı ve naklinin caiz olduğunu açıklamıştır.

    Tüm dinler açısından incelemek gerekirse;

    İslamiyet;

    Organ-doku ve kan naklini zaruri bir tedavi yöntemi olarak kabul eder ve karşı değildir. Ancak bazı koşulların olması gerekir. Bunlar;

    • Organ veya dokusu alınan kişinin ölmüş olması,
    • Hastalığın sadece organ nakli ile tedavi edilebileceğinin mesleki yeterliliğine ve dürüstlüğüne güvenilen bir hekim tarafından karar verilmiş olması,
    • Alınan organ ve dokular için herhangi bir ücret alınmaması,
    • Tedavi edilecek kişinin buna izin vermesi,
    • Toplumun huzur ve güveninin bozulmaması bakımından organ ve dokusu alınacak kişinin buna sağlığında izin vermiş olması veya aksini beyan etmemiş olması koşuluyla yakınlarının izninin alınması.

      İslam dini açısından ilgili ayet ve hadisler de vardır. Bunlar;

    "Kim bir kimseye hayat verirse, o sanki bütün insanlara hayat vermişçesine sevap kazanır." Maide suresi, ayet 32

    "İnsan kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor? Evet bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter." Kıyame suresi , ayet 3-4.

    "iyilik yapacağınız kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur.

    Hırıstiyanlık açısından;

    Transplantasyonun başladığı ilk yıllarda Katolik Kiliseler birinden organ çıkarılıp başka birine takılmasına onay vermediler ve insanlar üzerinde de çok etkili oldular. Ancak aradan geçen 60 yıl sonra klinik sonuçların ortaya koyduğu bilimsel gerçekler ve değişen değer yargıları, kilisenin bu dogmatik yorumunu değiştirip organ naklini destekleyen tutum içine girmesine neden olmuştur. Günümüzde Katolik kilisesinin toplum üzerinde oldukça etkili olduğu ülkelerden İSPANYA, organ bağışında ve naklinde dünyada ve Avrupa da 1. sıradadır.

    Diğer bütün büyük dinler de organ bağışını ve naklini destekler. Organ bağışını insan sevgisinin bir parçası olarak görür. Olumsuz ifadeler kişilerin kendi yorumlarından ibarettir.

    Bağışlanan organlar kimlere naklediliyor?

    Öncelikle doku ve kan grubu uygunluğuna göre acil bekleyen hastalara nakiller yapılır. Her hasta için organ nakli kriterleri vardır. Bu kriterleri bilim kurulları ( böbrek, kalp, karaciğer) belirler. Organ paylaşımında en önemli öncelik ;

    • Tıbbi aciliyet
    • Doku ve kan grubu uyumudur. 
    • Din, dil, ırk, cinsiyet, zengin-fakir ayrımı gözetilmez.
    • Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından dağıtım yapılır.
    • Karaciğer ve Kalp hastaları için ülkedeki tüm bekleyen acil hastalar taranır. En uygun alıcıya nakil yapılır. Böbrek alıcıları sırasına göre belirlenir.
    • Yapılan tüm işlemler kayıt altına alınıp belgelenir.

    Organ bağışında ne durumdayız, dünyadaki yerimiz?

    Organ bağışı her geçen yıl bir önceki yıla göre yaklaşık 1.5- 2 katı artış göstermekte ancak bu artış halen çok yetersiz. İdeal olan yılda milyon nüfus başına minimum 25 kadavra donördür. Bizde ölümlerin ancak % 30-35 inin yakınları organ bağışını kabul ediyorlar. Yani kadavradan organ bağışında yıllık ortalamanın çok çok altında kalıyoruz. Bu nedenle her yıl 6-7 bin kişi organ nakli beklerken yaşamlarını kaybediyor. Yaş ortalaması da oldukça düşük. Örneğin böbrek hastalarının % 50 sine yakınını 5-40 yaş arası kişiler oluşturuyor.

    Organ naklinin gelişmiş olduğu ülkeler ile aramızda bir kıyaslama yapmak gerekirse arada ortalama 15-20 kat fark var. Katolik bir toplum olmasına rağmen İSPANYA da oranlar milyon nüfus başına 35-40 arasıdır. Yine diğer Avrupa ülkelerinde ve Amerika da oranlar milyonda 25 in altında değil. Organ bağış kartı alanlar da bizde düşük oranda, fakat son yıllardaki yoğun çalışmalar ve yapılan organ bağış kampanyaları ile iyi bir artış gösterdi. Yapılan nakillerin % 70 i canlıdan, % 30 u kadavradan sağlanmaktadır. Ülke olarak kadavradan nakilleri arttırmak zorundayız. Her yıl organ nakli bekleme listelerine 4-5 bin kişi ilave olmakta, bunun yanında 2-3 bin kişiye organ nakli yapılabilmektedir. 

    Organ nakli bekleyen hastalıklar halen önemini koruyor. Sayı her geçen gün artıyor, ama bağışlar ortalamanın çok altında devam ediyor. Organlarımızı toprağa gömmeyi tercih ediyoruz. Hepimizin bir yakını, sevdiği, eşi, çocuğu, anne veya babası nakil bekleyen bir hasta konumunda olabilir. Olmamasını dileriz. Organ nakli bekleme listesinde bekliyor olmak, birilerinin ölmesinin sizin yaşamanızı sağlıyor olması büyük bir travma. Aynı zamanda da yakınını kaybeden birinin bu durumundan olumlu bir sonuç çıkarması için de bir fırsat oluşturuyor. Herkesi bir yaşam armağan etmeye davet etmek istiyoruz..

    ASLOLAN HAYATTIR!.......

    ORGAN BAĞIŞINDA BULUNARAK SİZ DE YENİ BİR YAŞAM ARMAĞAN EDEBİLİRSİNİZ !.....

    YAŞAMAK GÜZEL, YAŞATMAK DA !.......

    ORGAN BAĞIŞI HAYAT BAĞIŞIDIR !......

    BAĞIŞLANAN BİR ORGAN YEŞEREN YENİ BİR AĞAÇ DALIDIR.

    TOPRAK OLMA, HAYAT OL, ORGAN BAĞIŞINA EVET DE..

    HAYATA YENİDEN MERHABA DİYEMEZSİNİZ, AMA DEDİRTEBİLİRİSNİZ !......

    ORGANLARINIZI TOĞRAĞA GÖMMEYİN, ONLARA CENNETTE DEĞİL BURADA İHTİYAÇ VAR


    Organ nakli bekleme listeleri nasıl oluşturulur?
     

    Organ nakli bekleme listeleri


    • Bağışlanan Organ ve Dokuların paylaşımı; 2238 sayılı kanun ve Organ Nakli yönetmelikleri çerçevesinde, bilimsel kurallara, tıbbî - toplumun etik anlayışına uygun ve adil bir şekilde gerçekleştirilir.
    • Organ ve doku dağıtımında varsa acil organ talepleri öncelikle değerlendirilir ve acil talepler için Acil Bekleme Listesi oluşturulur.
    • Bakanlık tarafından her organ için Ulusal Organ Nakli Bekleme Listesi oluşturulmuştur. Nakil merkezleri kendi organ nakli bekleme listelerindeki hasta bilgilerini Ulusal Organ Nakli Bekleme Listesine kaydetmekle yükümlüdür. Organ bekleyen hastalarını Ulusal Bekleme Listesine kaydetmeyen merkezlere kadavra organ dağıtımı yapılmaz.
    • Merkezler kendi yoğun bakım ünitelerinde çıkacak kadavra vericileri Ulusal Organ Ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi (UKS)`ne sunmak zorundadır.
    • Kornea dağıtımı, Göz Bankası ve Kornea Nakli Merkezleri Yönergesine göre yapılır.

     

    TELEFON NUMARASI DEĞİŞİKLİĞİ VARSA , BAŞKA BİR HASTANEDE NAKİL OLUR İSENİZ , VEYA NAKİL OLMAKTAN VAZGEÇERSENİZ LÜTFEN KAYITLI OLDUĞUNUZ ORGAN NAKLİ MERKEZİNE BİLGİ VERİNİZ. 


    Organ nakli için hasta hazırlığı aşamaları
     

    ORGAN NAKLİ İÇİN HAZIRLIK AŞAMALARI NELERDİR?


    Böbrek ve karaciğer son dönem yetmezliği olan hastaları (organ nakline ihtiyacı olan),
    • Canlı vericisi olanlar
    • Kadavradan organ bekleyenler
    olmak üzere iki grupta inceleyebiliriz .
    Canlıdan böbrek nakli için alıcı hasta hazırlığı:
    1- Primer böbrek hastalığının nedeninin ortaya konması ve transplante edilen böbrekte tekrar etme riskinin değerlendirilmesi
    2- Aile ve genetik öyküsü (Özellikle aile geçişli olduğu bilinen böbrek hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon)
    3- Vasküler sistem ve kalp muayenesi (Koroner kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık, periferik damar hastalığına ait kanıtlar)
    4- Akciğer sistem değerlendirilmesi
    5- Pıhtılaşma bozukluğuna ait araştırmalar (Genetik ve biyokimyasal parametreler)
    6- Üriner sisteme ait anomali bulguları
    7- Enfeksiyon taraması ( Viral ve bakteriyel tarama)
    8- Transplantasyon sonrası istenmeyen psikososyal sonuçlar gelişmesini önlemek için psikiyatrik değerlendirmenin yapılması
    9- Kan grubu, HLA doku grubu tayini ve panel-reaktif-antikor tayini
    Varsa sensitizasyon riskinin değerlendirilmesi (kan ve trombosit transfüzyonu, aşılama, doğum, düşük, ikinci transplantasyon )
    10- Transplantasyonla ile ilgili tedavileri karşılayabilecek sosyal destek ve finansal güvencenin değerlendirilmesi
    11- Transplantasyon için aday hastanın hazırlığına gereğinde başka testler de eklenebilir
    Canlıdan böbrek naklinde donör (organ vericisi) hazırlığı:
    Canlıdan organ nakli, 18 yaşından büyük, alıcının en az iki yıldan beri fiilen birlikte yaşadığı eşi, dördüncü dereceye kadar (dördüncü derece dâhil) kan ve kayın hısımlarından yapılabilir.
    Yukarıda belirtilen canlı verici olabileceklerin haricinde, akraba olmayan canlıdan nakil yapılabilmesi için; naklin yapılacağı ilde oluşturulacak Etik Komisyonun verici ile alıcı arasında, bu yönetmeliğe ve diğer ilgili mevzuata aykırı herhangi bir hususun bulunmadığını ve etik açıdan organ bağışının uygunluğunu onaylaması zorunludur. Nakil için alıcı ve verici il sağlık müdürlüğü aracılığıyla istenilen belgelerle birlikte öncelikle Komisyona başvurmak zorundadır.

    Kadavradan Böbrek dağıtım ilkeleri


    Böbrek dağıtım ilkeleri şunlardır:


    • Böbrek dağıtımı UKM(Ulusal Koordinasyon Merkezi) tarafından Ulusal Organ Nakli Bekleme Listesinde yapılan eşleştirme ve puanlamaya göre yapılır. (Nakil merkezi tespitine yönelik yapılan puanlamada, merkezler, en yüksek puanlı 3 hastanın toplam puanına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralanırlar).
    • Her kadavradan böbrek bekleme listesindeki alıcı, kendisiyle aynı kan grubundan olan vericiden böbrek alır.

    Böbrek dağıtımında uygulanacak genel kurallar ve yükümlülükler şunlardır:


    Nakil merkezleri, kadavradan böbrek nakli olmayı bekleyen hastalarını Ulusal Böbrek Bekleme Listesine kayıt yapmakla yükümlüdür. Ulusal Böbrek Bekleme Listesinde kaydı olmayan hastaya kadavradan böbrek nakli yapılamaz.
    • Nakil merkezleri, böbrek veya böbrek ile birlikte pankreas naklini gerçekleştirecekleri hastalarını seçerken UKM tarafından kendilerine sunulmuş olan eşleştirme ve puanlama sonuçlarını dikkate alırlar.
    • Böbrekle birlikte pankreas nakli bekleyen hastalara böbrekle birlikte pankreas nakli yapmak üzere puanlama sırasına uymak kaydıyla öncelik verilebilir.
    • Nakil merkezleri, nakil yapma kararı verdikleri seçilen hastalarının isim ve T.C. kimlik numaralarını nakil işlemi gerçekleştirilmeden hemen önce UKM`ne bildirir.
    • Böbrek naklinin puan sırasına uyulmadan gerçekleştirilmesi halinde, nakil merkezleri, bu durumun gerekçelerini bildiren, kendi merkezlerinde bekleyen ve nakil yapılan hastadan daha yüksek puanlı olduğu halde nakil yapılamayan her hasta için ayrı açıklama yapmak üzere hazırlanacak ayrıntılı bir raporu en geç nakil işleminin gerçekleştirilmesini takip eden iki iş günü içerisinde UKM`ne iletir.
    • Puanlamada nakil merkezleri veya aynı merkezdeki hastalar arasında eşitlik olması halinde, HLA antijenlerinden önce DR, sonra B, daha sonra A uyumu dikkate alınarak merkeze veya hastaya öncelik verilir.

    Acil kadavra böbrek bildirimi için:


    • Herhangi bir diyaliz yöntemi ile tedavisi mümkün olmayan (Kullanılabilir hemodiyaliz damar yolu girişi olmayan, periton diyalizi uygulanamayan) hastalar için nakil merkezleri acil bildirimlerini Acil Hasta Bildirim Formu ile UKM`ne bildirir.
    • UKM olumlu görüşü alındıktan sonra kadavradan bağış böbrek, acil bildirimi yapılan hastaya (birden fazla acil hasta varsa puan sırasına göre) yönlendirilir.
    Acil bildiriminin olmadığı hallerde sıfır mismatch alıcılarda uygulanacak kurallar şunlardır:

    • Aynı kan grubundan sıfır mismatch olan alıcı var ise böbrek şartsız olarak o alıcıya gider.
    • Birden fazla sıfır mismatch alıcının olması halinde, sırasıyla vericinin çıktığı nakil merkezi, bölgesel ve ulusal sıralamaya göre yapılan puanlama neticesinde, böbrek en yüksek puanlı alıcıya verilir.

     

    Kadavradan böbrek nakli hazırlık dosyası için gerekenler


    1- Böbrek nakli hazırlık formunuzun diyaliz merkezi hekimi tarafından eksiksiz doldurulması
    2- Nüfus cüzdan fotokopisi, tc kimlik no
    3- Kan grubu ve doku grubu sonuçlarının fotokopisi
    4- Dahiliye uzman hekimi raporu
    5- Kardiyoloji uzman hekimi raporu
    6- 50 yaş üstü tüm hastalar için tümör markörlerı
    7- 40 yaş üstü kadın hastalarda mamografi
    8- Tüm kadın hastaların jinekolojik muayenesi
    9- Tbc testi "ppd" için verem savaş dispanseri raporu
    10- Tüm batın ultrason muayenesi
    11- Voiding sistografi
    12- Endoskopi
    13- Panel reaktif antikor (%pra) ,
    14- Hepatit markörleri , anti-hiv , hcv rna, hbv dna,
    15- Diş ve kulak burun boğaz muayenesi
    16- Bulunan ilave hastalıkların gerekli tedavilerin yapılarak böbrek nakli olabilir raporu

     

    Karaciğer nakli canlı verici hazırlığı

     

    Ülkemizde 4. dereceye kadar akrabalar, canlı karaciğer donörü olabilmektedir. Akrabalık derecesi olmayan vericiler ise, etik kurul tarafından değerlendirilip, uygun olup olmadığına karar verilmektedir. Alıcı ile vericinin kan grupları uyumlu olmalıdır.
    Donörler, 18-60 yaşları arasında (18 yaşını doldurmuş) ve akli dengesi yerinde, herhangi bir sağlık sorunu olmayan kişiler olmalıdır.
    Karaciğer fonksiyonlarının normal olduğunu doğrulamak için kan biyokimya ve serolojik testleri yapılmaktadır. Hepatit B, hepatit C, HIV gibi çeşitli viral hastalıklar mutlaka araştırılır.
    Normal kalp ve akciğer fonksiyonlarını kontrol etmek için kardiyolojik muayene ve testler yapılır. Bu testler normal ise ultrason, tomografi, ve MR taramaları ile donör karaciğerinin uygunluğu araştırılır. Karaciğer nakli ekibi, her hafta yapılan konseyde donör adayının karaciğerin sağlıklı ve nakil için uygun olup olmadığını değerlendirirler. Bazı durumlarda karaciğer biyopsisi veya safra yollarının röntgeni gibi daha ileri çalışmalar gerekebilir.
    Verici adaylarının kararlarına her zaman saygı duyulur ve sonuna kadar desteklenir ve donörün güvenliği en üst düzeyde korunmaya çalışılır.

     

    Karaciğer alıcı hazırlığı

     

    Karaciğer sirozu (En sık kronik viral hepatit, Karaciğer kanseri HCC) gibi nedenlerle karaciğer nakli gerekmektedir.
    1- Alıcıdaki karaciğer hastalığının tam değerlendirilmesi tüm testlerin yapılması, ilave malignite ve metastaz varlığı,
    2- Kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık , periferik damar hastalığına ait bulguların araştırmaları
    3- Akciğer fonksiyonları, böbrekler, bağışıklık sistemi ve ruh sağlığı açısından tüm değerlendirilmelerin yapılması gerekir.
    Alkol ya da uyuşturucu ilaç bağımlılığı , aktif enfeksiyon karaciğer nakline engel durumlardır.


    Kadavradan Karaciğer dağıtım ilkeleri
     
    Karaciğer greftlerinin dağıtım ilkeleri şunlardır:

     

    -Acil karaciğer greftlerinin dağıtımı UKM tarafından yapılır.
    • -UKM`ne bildirilmiş, herhangi bir bölgede acil karaciğer nakli gerektiren fulminan ve subfulminan hepatitli veya acil retransplantasyon gerektiren hasta var ise, ülkede çıkan ilk karaciğer grefti, kan grubu uyumuna bakılmaksızın bu hastaya nakledilmek üzere ilgili merkeze UKM tarafından teklif edilir.
    • -UKM`ne kayıtlı acil karaciğer nakli bekleyen hasta yok ise, bir bölgede merkez veya bağlı illerin bütün hastanelerinde beyin ölümü teşhisi konulmuş ve bağış yapmış vericilerden çıkacak karaciğer greftleri; o bölge içerisinde karaciğer nakli uygulayan merkezlere, BKM tarafından düzenlenen Ulusal Sistemden Organ ve Doku Alım/Çıkarım Sırası Formundaki bölgesel sıraya göre dağıtılır.
    • -Bölgesinde kullanılamayan karaciğer greftleri, Bölge Koordinasyon Merkezi (BKM)tarafından UKM`ne bildirilir. UKM bu grefti, Ulusal Sistemden Organ ve Doku Alım/Çıkarım Sırası Formundaki Ulusal sıraya göre diğer bölgelerde bulunan karaciğer nakli merkezlerine teklif eder

    Acil karaciğer greft bildirimi:

    Fulminan ve subfulminan hepatitli hastalarda transplantasyon endikasyonu koymak ve bu suretle acil karaciğer grefti talep edebilmek için aşağıdaki kriterlerin tamamının bulunması gerekir:
    -Daha önce bilinen başka bir karaciğer hastalığı olmamalıdır.
    -İkter ve ansefalopati arası geçmesi gereken süre, fulminan hepatitliler için en fazla 15 gün, subfulminan hepatitliler için ise, en fazla iki ay olmalıdır.
    -Ansefalopati, Grade II ve üzerinde olmalıdır.
    -Protrombin zamanı 20 saniye ve üzerinde olmalıdır.
    Acil retransplantasyon için greft talebi:
    Transplantasyondan sonraki ilk 8 gün içinde primer non-fonksiyon, hepatik arter ve / veya portal ven trombozu gelişmesi halinde yapılmalıdır.

     

    Kalp ve akciğer greftlerinin dağıtımı ilkeleri şunlardır:

     

    • Kalp dokularının dağıtımı sırayla; Bölgesel Acil, Bölgesel Sıra, Ulusal Acil, Ulusal Sıra olacak şekilde BKM ve /veya UKM tarafından yapılır.
    • Acil kalp nakli bekleme listesine alınacak hastalar, "Status 1" kriterlerine uyan; mekanik kalp pompa desteği alan hastalar, intraaortik balon pompa desteği altında olan hastalar ve devamlı inotropik ilaç desteğine ihtiyaç duyan hastalardır. Acil bildirimleri yapılmış aynı şartlara sahip olan hastalar arasında öncelik, bildirimi en erken yapılmış hastaya verilir.
    • Kalp ve akciğer dağıtımında verici ve alıcı arasında kan grubu kuralları dikkate alınır;
    Rh uyumu organ naklinde önemli değildir.

     



    Organ nakli sonrası hasta takibi
     

    Transplantasyon sonrası hasta bakımı


    Transplantasyon sonrası uzun ve iyi kaliteli bir yaşam için en önemli konu hastanın eğitimidir.
    Hasta eğitimi:
    • Transplantasyon öncesi bekleme dönemin değerlendirilmesi
    • Hastanın hastanede kaldığı dönem ve
    • Taburculuk sonrası evde bakımını kapsar.
    • Hastanın eğitim gereksinmelerinin saptanması ve kendi bakımını kendisinin başarmasını sağlayacak planın hasta ile birlikte oluşturulması gerekir.
    Hasta hastaneden çıkarken aşağıda belirtilen konularda bilgi sahibi olmalı ve yaşam kalitesini sürdürmelidir.
    • Günlük ateş takibi (sabah ve akşam)
    Günlük ağırlık takibi
    Günlük tansiyon takibi
    Günlük idrar takibi
    • İlaçları doktorunun söylediği biçimde, aynı saatte almalı ve kendi kendine ilaç dozunu ve miktarını değiştirmemeli ve doktora danışmadan ilave ilaç almamalı
    İlk 3 ay lokanta, sinema, otobüs, tren, cami, kahvehane, kilise, tiyatro, düğün, nişan, sünnet düğünü gibi halka açık ve kalabalık yerlere gitmemeli
    İlk 3 ayda, bir odada iki veya daha çok kişi olduğunda mutlaka koruyucu maske takmalı
    • Ellerinizi sık sık yıkayınız, vücut ve diş temizliğine dikkat ediniz.
    Sigara içmeyiniz.
    Alkolden uzak durunuz.
    • Kullanılan ilaçlar iştah açıcı özelliğe sahiptirler bu nedenle kilo artışına dikkat edilmelidir. İlaçların dozları kilo başına hesap edildiğinden kilo almamayı seçmek daha doğrudur.
    • Temizliğinden emin olmadığınız yerlerde yemek yemeyiniz.
    • Cips, çerez, kuru yemiş gibi atıştırmalık gıdalar kalori verir şişmanlatır, sizin için zararlıdır. Bunlardan kaçınmaya özen gösteriniz.
    • Hastaların, vücutlarına darbe gelecek futbol, voleybol, basketbol, tenis, judo vb. mücadele sporları kesinlikle yapmamaları, ağırlık kaldırarak vücut geliştirmeye çalışmamaları gerekir. Bisiklet sürmek, yürüyüş, temiz bir havuz ya da denizde yüzmek, hem kalp ve akciğer hem de kas iskelet sistemi için en iyi, aerobik ve en güvenilir egzersizlerdir. Haftada en az 2 veya 3 kez 30-40 dakikalık (en fazla 180 dakika /hafta) hareket uygun olur.
    • Transplant sonrası erken dönemde araba kullanmak önerilmez.
    • Transplantasyon sonrası hamilelik en az bir yıl sonra ve iyi greft fonksiyonu varsa düşünülmelidir.
    • Doktorunuzla konuşarak, sorunlarınızı danışarak cinsel hayatınızı sürdürebilirsiniz.


    Çapraz nakil nedir, nasıl yapılır?
     

    Çapraz nakil nedir, nasıl yapılır?

    • Çapraz nakiller; organ nakli olmayı bekleyen iki hastanın bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen niteliklere haiz kişilerin birbirlerinin alıcılarına karşılıklı organ verdikleri nakil türüdür.
    • Çapraz nakiller, herhangi bir organ nakli merkezine kayıtlı hastalar arasında karşılıklı rıza ile, hastane konseyi kararı ile Komisyona başvurmaksızın yapılabilir. Nakil merkezi yaptığı çapraz nakillerle ilgili belgeleri nakilden itibaren en geç bir hafta içinde Bakanlığa gönderir.
    • Canlı donör adayının değerlendirilmesinde esas olan organ bağışına engel tıbbi ve psikososyal nedenlerin araştırılmasının yanında adaya transplantasyon konusu ve kendi sağlık durumu hakkında detaylı bilgi verilmeli, olası riskler anlatılmalıdır.
    • Aday organ bağışlamaya karar verirse; hiçbir baskı altında olmaksızın organ bağışında bulunduğu konusunda onam alınmalıdır.
    • Bu işlemler sırasında donörün tek olmasına özen gösterilir ve ardından evli ise eşinin de onayı alınarak bir doktor tarafından tasdik olunur. Bu işlemler bittikten sonra ileri medikal inceleme ve tetkiklere geçilir.



    Etik kurul nasıl oluşturulur, nasıl çalışır?
     

    Etik kurul nasıl oluşturulur, nasıl çalışır?

    Etik Komisyon il sağlık müdür yardımcısı başkanlığında aşağıdaki üyelerden oluşur:

    • Valilikçe görevlendirilecek il Emniyet Müdür yardımcısı ya da Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü,
    • Naklin yapılacağı hastane haricindeki bir kamu hastanesinden bir tabip,
    • Naklin yapılacağı hastane personelinden olmayan bir psikiyatri uzmanı,
    • Baro tarafından görevlendirilecek bir avukat,
    • Valilikçe görevlendirilecek bir sosyal hizmet uzmanı.
    • Komisyonun sekreterliği il sağlık müdürlüğünce yürütülür.
    • Başvurular naklin yapılacağı hastane başhekimliğince il sağlık müdürlüğüne yapılır. Komisyon 15 günde bir tüm üyelerin en az 2/3 çoğunluğuyla toplanır, gerekli gördüğü takdirde verici ve/veya alıcıyı ve akrabalarını dinler. Komisyona sunulan bilgi ve belgelerin doğruluğunu araştırır, alıcı ve verici arasında etik ve yasal olmayan bir durumun bulunmadığı kanaati hâsıl olduğunda naklin etik açıdan uygunluğuna karar verir. Kararlar tam üye sayısının 2/3 oy çoğunluğu ile alınır. Acil nakil gereken hasta için başvuru olması halinde Komisyon ivedilikle toplanır ve karar alır.

    • Komisyon kararları kesindir ve Komisyonca uygun görülmeyen nakiller yapılamaz. Bir Komisyonun uygun görmediği başvuru için başka bir Komisyon karar alamaz. Komisyon, müracaat eden hasta ve verici T.C. kimlik numaraları ile birlikte kararın bir örneğini nakli yapacak merkeze, bir örneğini de Bakanlığa gönderir.